Geleceği Şekillendiren Bir Alan
Yapay zekâ teknolojileri, yalnızca yazılım ve mühendislik alanlarında değil; fikri mülkiyet hukukunun temel kavramlarında da köklü bir dönüşümü beraberinde getirmektedir. Özellikle yapay zekâ temelli çözümlerin hızla yaygınlaşması, bu sistemlerin patentlenebilirliği konusunu hem ulusal hem de uluslararası düzeyde önemli bir tartışma alanı hâline getirmiştir.
Bu sayfa,Kurucumuz Özlem Arslan Kart’ında yazarları arasında bulunduğu Geleceği Şekillendiren Teknoloji: Yapay Zekâ adlı eserde yer alan “Yapay Zekâ ve Patentlenebilirlik” bölümünde ortaya konan yaklaşımlar çerçevesinde hazırlanmış olup; yapay zekâ buluşlarının patent hukuku bakımından nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin temel hususları özetlemektedir.
Yapay Zekâ ve Buluş Kavramı
Patent hukukunda bir unsurun korunabilmesi için öncelikle “buluş” niteliği taşıması gerekmektedir. Yapay zekâ sistemleri söz konusu olduğunda ise, bu kavramın sınırları yeniden değerlendirilmektedir.
Yapay zekâ, çoğu zaman bir araç olarak kullanılarak insan tarafından belirlenen teknik bir problemi çözen sistemler bütünüdür. Bu noktada patentlenebilirlik değerlendirmesi yapılırken, yapay zekânın tek başına bir özne olarak değil; insan katkısıyla ortaya çıkan teknik çözümün bir parçası olarak ele alınması önem taşımaktadır.

